Özel güvenlikte tehlikeli gelişme!
Aralık 19, 2009
Özel Güvenlik meselesi Türkiye”de yeni bir mesele… Ülkemizde 3 senelik bir geçmişi olan bu sektörde kamuoyunun kaygı ile izlediği bazı gelişmeler meydana gelmekte… Bu konu TBMM Genel Kurulu”nda da tartışılan bir konu haline geldi. Peki nedir bu kaygı verici gelişmeler? Bu konuya girmeden önce 5188 sayılı Özel Güvenlik Yasası”nın 5. maddesini hatırlatmak isterim.
“Yabancı kişilerin özel güvenlik şirketi kurabilmesi ve yabancı şirketlerin Türkiye’de özel güvenlik hizmeti verebilmesi mütekabiliyet esasına tâbidir” denilmektedir.
Mütekabiliyet: Bir devletin, başka bir devletin vatandaşlarına uyguladığı hukuki veya fiili bir davranış biçimine karşılık, diğer devletin de aynı şekilde davranması demektir. Hukuk sözlüğü böyle diyor.
5188 Sayılı yasadaki mütekabiliyet kelimesi yetkililer tarafından nasıl anlaşılıyor bilmiyorum. Ancak ben bir Türk vatandaşının “o ülkede aynı şekilde güvenlik şirketi kurup kuramayacağı” şeklinde anlıyorum.
Avrupa ülkelerinde ve hatta Amerika”da kurulmuş yabancı şirketler mütekabiliyet esasına göre değerlendirilip ülkemizde faaliyette bulunabiliyorlar. Bizim insanlarımızın vize uygulamaları nedeni ile bu ülkelere girmeleri dahi sınırlandırılmışken bu ülkelerde güvenlik şirketi nasıl kurabilirler? Merkezi Türkiye”de olan ve kurucuları Türk vatandaşı olan kaç şirket bugün Amerika”da, Belçika”da Hollanda”da İspanya”da veya diğer Avrupa ülkelerinde faaliyet gösteriyor? Ben bir tane dahi örneğinin olduğunu zannetmiyorum. Öyleyse yabancı özel güvenlik şirketleri ülkemizde nasıl faaliyette bulunabiliyorlar? Acaba yetkililerce diğer ülkelerin mevzuatlarında Mütekabiliyet kelimesinin geçmesi yeterli mi görülüyor? Eğer böyle ise ben doğru bulmuyorum.
Ülkemizde özel güvenlik şirketlerinin kurulabilmesi 2004 yılında yürürlüğe giren 5188 sayılı kanun ile mümkün oldu. Bu tarihten önce özel güvenlik şirketlerinin kurulması yasal olarak mümkün değildi. Yani yasanın yürürlüğe girdiği tarihte kurularak faaliyette bulunan şirketlerin en eskisi henüz üç yaşında. Özel Güvenlik Sektörü henüz emekleme seviyesindedir. İlk kurulan şirketimiz bile bu durumdadır.
Avrupa”da ve Amerika”da yıllar önce kurulmuş devasa bütçelere sahip özel güvenlik şirketlerinin ülkemizde faaliyette bulunmasına müsaade edilmesi halinde henüz emekleme seviyesinde olan mütevazı bütçelerle kurulmuş yerli özel güvenlik şirketlerini çok kısa bir süre içerisinde ortadan kaldıracaktır. Bunun sonucu olarak da sektörde tekelleşme ve tekelleşmenin olumsuz sonuçları çok kısa bir süre sonra karşımıza çıkacaktır.
Ülkemizde bugün Otomotiv Sektörü en büyük ihracatı yapan sektörlerimizin başında gelmektedir. Nasıl bu hale gelebilmiştir? Tabi ki yıllarca devlet tarafından korunarak.
Şimdi siz en eskisi üç yaşında olan küçük bütçeli şirketlerle devasa bütçeleri olan ve 40-50 yıl önce kurulmuş yabancı özel güvenlik şirketlerinin aynı iş kolunda rekabet edip ayakta kalmasını bekliyorsunuz. Bu mümkün müdür?
YABANCI ŞİRKETLERE DİKKAT
Nitekim bugün basından izliyoruz. TBMM Genel Kurulu”ndan bir milletvekili feryat ediyor; bazı yabancı özel güvenlik şirketleri, ülkemizde kurulmuş ve stratejik öneme haiz kurumların güvenliğini sağlamakta olan özel güvenlik şirketlerine satın alma yolu ile sahip oluyor diye.
Yerli sermaye ile kurulmuş olan özel güvenlik şirketlerini amacı dışında faaliyette bulunması halinde kapatabilir, ilgililerini cezalandırabilirsiniz.
Güvenlik hizmeti verdiği sırada edindiği bilgileri tasnif edip kıymetlendirdikten sonra yan ürün olarak satan ya da ekonomiye çeviren yabancı özel güvenlik şirketlerini aynı şekilde cezalandırabilecek misiniz? Ben tespit dahi edilemeyeceğini düşünüyorum. Çünkü bilgiler ham hali ile şirketlerin genel müdürlüklerine gidecek, orada işlenip değerlendirilecek ve ekonomiye çevrilecek. Başka bir bakış açısı ile suçun işlendiği yer şirketin bulunduğu ülke olacak.
5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Yasa, kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyetteki özel güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesine ilişkin esas ve usulleri düzenlemektedir. Bu ifadeden de anlaşılacağı gibi; özel güvenlik şirketleri kamu hizmetlerini tamamlayıcı nitelikte hizmet vermektedir.
Kamu güvenliğini tamamlayıcı bir hizmet nasıl olur da yabancı özel güvenlik şirketleri eli ile yürütülebilir?
Son zamanların moda kelimesi ile global sermayenin finanse ettiği yabancı özel güvenlik şirketleri, sektörün yaklaşık yüzde 60″ını ele geçirmiş durumdadır. Düşünün; yüzbinlerce silahlı insan yabancı şirketlerin kontrolünde olacak. En stratejik kuruluşlarımızdaki en mahrem bilgilere kadar ulaşabilecek. Bu çok tehlikeli bir gelişmedir.
Bu gidişle, mütevazı bütçelerle kurulan yerli sermayeli özel güvenlik Şirketleri birer birer kapanacak veya yabancı şirketlerin bünyesine katılacaktır.
Tekelleşme nedeni ile kötü niyetli kişiler haksız rekabet koşullarından da faydalanarak sektör üzerinden menfaat temin edeceklerdir.
Bu durum ülke menfaatlerimiz açısından sizlerce doğru mudur?
Devletin çok önemli vazgeçilemez üç ana görevi vardır: Güvenlik, Adalet, Eğitim. Bu görevler yabancılara bırakılmamalıdır.
Özel güvenlik hizmetleri yabancılara bırakılamayacak kadar hassas, stratejik ve kritik bir hizmettir.
Geç olmadan bu yanlış uygulamaya ülke menfaatlerimiz için son verin! Bizim yaşamak için Türkiye”den başka gideceğimiz bir yer yok.
Kemal Çapraz
İnternetHaber


